eğer ailenin bireyleri zorunlu olarak oradan oraya savrulmuşsa, birbirinize komiklikli sürprizler hazırlayıp durursunuz...
ucan adam disko etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ucan adam disko etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Ekim 2011 Çarşamba
17 Aralık 2010 Cuma
''ders kitaplarındaki metinler realist yaklaşımlar içermeli'' çabalarımız nereye gidiyor?
ilköğretim ders kitaplarındaki metinleri işledikçe cinlerim tepeme fırlıyor okurcan.pembiş pembiş metinler,pürüzsüz,süper bir dünyada yaşıyormuşuz izlenimleri...
hiç olmadı kılavuz kitapları öğretmenlere dağıtırken bari yanında pembe gözlük eşantiyonu verin,azıcık masraftan kaçınmayın be üstadım.var olmayan ve asla var olmayacak bir dünyanın bu derece ballandırılarak anlatılması o minicik tavşanların daha küçücükken yalanlara inanmasına neden olmuyor mu?
akılları azıcık daha erdiğinde böyle bir dünyanın var olmadığını gördüklerinde nefretle anmayacaklar mı öğretmenlerini? erişilmezsiniz ya rahatsınız,kimse hesap soramıyor sonuçta sizden!!!
hiç olmadı kılavuz kitapları öğretmenlere dağıtırken bari yanında pembe gözlük eşantiyonu verin,azıcık masraftan kaçınmayın be üstadım.var olmayan ve asla var olmayacak bir dünyanın bu derece ballandırılarak anlatılması o minicik tavşanların daha küçücükken yalanlara inanmasına neden olmuyor mu?
akılları azıcık daha erdiğinde böyle bir dünyanın var olmadığını gördüklerinde nefretle anmayacaklar mı öğretmenlerini? erişilmezsiniz ya rahatsınız,kimse hesap soramıyor sonuçta sizden!!!
böyle olmalı işte.GERÇEKÇİ!
somut örnek vereyim hemen:
***
hayat bilgisi dersi metni: demokrasi ve adalet
mehmet'in en büyük hayali sınıf başkanı olmaktı.her yıl olduğu gibi bu yıl da sınıf başkanı ve yardımcısı,sınıfta öğrencilerin vereceği oylarla belirlenecekti.
öğretmen başkanlık seçiminden önce bu yıl kimlerin aday olmak istediğini sordu.başkan adaylarının birer seçim konuşması yapmasını istedi.
mehmet diğer aday arkadaşlarının konuşmalarını saygıyla dinledi.konuşma sırası kendisine geldiğinde başkan seçilirse sınıfı için neler yapacağını anlattı.
en çok oy alan aslı sınıf başkanı,tuna ise başkan yardımcısı oldu.mehmet çok az bir oy farkıyla seçimi kazanamamıştı.
mehmet'in en büyük hayali sınıf başkanı olmaktı.her yıl olduğu gibi bu yıl da sınıf başkanı ve yardımcısı,sınıfta öğrencilerin vereceği oylarla belirlenecekti.
öğretmen başkanlık seçiminden önce bu yıl kimlerin aday olmak istediğini sordu.başkan adaylarının birer seçim konuşması yapmasını istedi.
mehmet diğer aday arkadaşlarının konuşmalarını saygıyla dinledi.konuşma sırası kendisine geldiğinde başkan seçilirse sınıfı için neler yapacağını anlattı.
en çok oy alan aslı sınıf başkanı,tuna ise başkan yardımcısı oldu.mehmet çok az bir oy farkıyla seçimi kazanamamıştı.
mehmet üzülmüştü ama sınıf arkadaşlarının seçimine saygı duydu.aslı ve tuna'yı tebrik etti.mehmet umudunu kaybetmedi.bir dahaki seçimlerde şansını denemeye karar verdi.
***
çocuğa bunun canlandırmasını yaptırabilirsin evet.ama böyle biri olmasını bekleyemezsin.yok öyle bir şey.böyle cinnet geçirten onlarca metin...
sonra insan şöyle yamalar yapıyor kendince,delirmişsin ya artık,masal dünyası olmadığını haykıracaksın ya,dünyanın çok daha acayip ve saldırgan bir tutumu olduğunu göstereceksin ya:
sonra insan şöyle yamalar yapıyor kendince,delirmişsin ya artık,masal dünyası olmadığını haykıracaksın ya,dünyanın çok daha acayip ve saldırgan bir tutumu olduğunu göstereceksin ya:
........
en çok oy alan aslı sınıf başkanı,tuna ise başkan yardımcısı oldu.mehmet çok az bir oy farkıyla seçimi kazanamamıştı.bunun üzerine mehmet babasının ruhsatlı silahını çantasından çıkardı.aslı'ya,tuna'ya sıktıktan sonra,öğretmenine senin de ... goyyim diyerek kalan mermileri ona boşalttı.mehmet amanın mor goyun meeeler geeeelir şarkısını söyleyerek kendisini okul çatısından aşağı fırlattı.bunu görenler bi acayip şaşkınlık yaşadılar.gözleri falan büyüdü o derece.sonuçta herkes ölümü tadacaktır fani dünyada.
.......
yahut uçan adam disko'nun metni gibi
Ali'nin kız kardeşi Ayşe'ye aşık olan Mehmet, sınıfta matematik derslerinde gözünü Ayşe'den alamamaktadır. Bir gün bunu farkeden Ayşe, Mehmet'in yanına gelerek aslında onun da Mehmet'e karşı boş olmadığını, ama bazı şeylerden korktuğu için yanına yaklaşmaktan kaçındığını söyler. Bu durumu öğrenen Mehmet çok sevinçlidir ve okuldan çıkar çıkmaz Ayşe'yle birlikte bir şeyler yapmak ister...
Soluk soluğa Ayşe'nin yanına gelir ve "Eğer istersen bugün bir şeyler yapabiliriz" der Ayşe'ye. Ayşe de peki diyerek Mehmet'le birlikte yola devam ederler. Mehmet ergenliğinin sebep olduğu dürtüler sonucu Ayşe'yi ilk tenhada sıkıştırır ve asıl niyetinin Ayşe'ye sahip olmak olduğunu, ergenliğinin başlangıcından beri onu deli gibi arzuladığını haykırır Ayşe'ye.
Bunu duyan Ayşe paniğe kapılır ve Ana avrat sövmeye başlar Mehmet'e, hem bağırıp yardım ister, hem de küfreder. Çığlıkları duyan Ayşe'nin abisi Ali ve kahvede birlikte barbut oynadığı arkadaşları ilk gördükleri masadan okey ıstakalarını kaptıkları gibi olay mahalline koşarlar. Mehmet'in Ayşe'ye kötü şeyler yapmaya çalıştığını gören Ali ve arkadaşları, Ayşe'yi Mehmet'in elinden kurtarır ve Mehmet'i ters çevirip okey ıstakalarını Bir bir Mehmet'in malum yerine sokarlar. Acı içinde kıvranan Mehmet, Ali'nin arkadaşlarını ayartır ve Ali'yi onlara dövdürtür ardından da Ayşe'ye birlikte sahip olmaları için arkadaşlarını ikna eder. Abisinin kanlar içinde dayak yediğini gören Ayşe ilk taşı alır ve rastgele birinin kafasına fırlatır. Şans eseri kimsenin kafasına gelmeyen taş alzheimer hastası Fırat amcanın camını kırar. Kırılan Camı gören Fırat amca, beylik tüfeğini aldığı gibi dışarı fırlar. Çocukların alayına kız erkek farketmeden yağdırır.3 saçmanın sağ elmacık kemiğine isabet eden Ayşe kanlar içinde yere yığılır. Diğer çocukların zaten hepsinin kafasına isabet eden kurşunlar nedeniyle donları aşağıda bedenleri oracığa yığılır kalır. Mehmet son bir gayretle kıçından kanlar aka aka Ali'nin bedenini kendine siper eder..
Bunu duyan Ayşe paniğe kapılır ve Ana avrat sövmeye başlar Mehmet'e, hem bağırıp yardım ister, hem de küfreder. Çığlıkları duyan Ayşe'nin abisi Ali ve kahvede birlikte barbut oynadığı arkadaşları ilk gördükleri masadan okey ıstakalarını kaptıkları gibi olay mahalline koşarlar. Mehmet'in Ayşe'ye kötü şeyler yapmaya çalıştığını gören Ali ve arkadaşları, Ayşe'yi Mehmet'in elinden kurtarır ve Mehmet'i ters çevirip okey ıstakalarını Bir bir Mehmet'in malum yerine sokarlar. Acı içinde kıvranan Mehmet, Ali'nin arkadaşlarını ayartır ve Ali'yi onlara dövdürtür ardından da Ayşe'ye birlikte sahip olmaları için arkadaşlarını ikna eder. Abisinin kanlar içinde dayak yediğini gören Ayşe ilk taşı alır ve rastgele birinin kafasına fırlatır. Şans eseri kimsenin kafasına gelmeyen taş alzheimer hastası Fırat amcanın camını kırar. Kırılan Camı gören Fırat amca, beylik tüfeğini aldığı gibi dışarı fırlar. Çocukların alayına kız erkek farketmeden yağdırır.3 saçmanın sağ elmacık kemiğine isabet eden Ayşe kanlar içinde yere yığılır. Diğer çocukların zaten hepsinin kafasına isabet eden kurşunlar nedeniyle donları aşağıda bedenleri oracığa yığılır kalır. Mehmet son bir gayretle kıçından kanlar aka aka Ali'nin bedenini kendine siper eder..
Şans eseri oradan canlı kurtulan Mehmet 155 polis imdat'ı arar
Ana Fikir : Acil durumlarda polisi aramayı unutmayın
dünya; kız kardeşi ile kocasını aynı yatakta yakalayan,para pul hırsı yüzünden gözünü karartıp anne babalarını öldüren,evlatlarını reddeden,dostlarını olmaz zamanlarda satabilen,koltuk sevdalısı,hırsız,sapık,katil,çocuklarını satan,sokakta yaşamaya,açlıkla,soğukla,hastalıkla başa çıkmaya çalışan vs vs vs insanların yaşadığı bir yer.
dünya içinde insanın insan gibi yaşamadığı,insanın çirkefleşmesiyle orantılı çirkefleşen bir yer.başkanlığı kaybedenlerin birbirini tebrik etmediği -yahut zoraki tebrik ettiği-akabinde ayağını kaydırma çalışmalarına başladığı bir yer.kimse kimseyi kandırmasın,kimse kimseyi,hele hele çocukları umutlandırmasın!!!
dünya; kız kardeşi ile kocasını aynı yatakta yakalayan,para pul hırsı yüzünden gözünü karartıp anne babalarını öldüren,evlatlarını reddeden,dostlarını olmaz zamanlarda satabilen,koltuk sevdalısı,hırsız,sapık,katil,çocuklarını satan,sokakta yaşamaya,açlıkla,soğukla,hastalıkla başa çıkmaya çalışan vs vs vs insanların yaşadığı bir yer.
dünya içinde insanın insan gibi yaşamadığı,insanın çirkefleşmesiyle orantılı çirkefleşen bir yer.başkanlığı kaybedenlerin birbirini tebrik etmediği -yahut zoraki tebrik ettiği-akabinde ayağını kaydırma çalışmalarına başladığı bir yer.kimse kimseyi kandırmasın,kimse kimseyi,hele hele çocukları umutlandırmasın!!!
Etiketler:
acı gerçek,
beyan,
cocuk,
egitim,
eleştiri,
isyan,
nasihat,
ucan adam disko
20 Eylül 2010 Pazartesi
bir günah gibi gizledim seni
kim bu kıvırcık ali sevdasını Dark-Ambient-Black Metal-Folk-Progressive-Doom klasöründe gizlemeye çalışan?
karmanoik çormanik bir klasör yapayım; kıvırcığım alim de arada kaynak olur gider diye mi düşündün?
yanıldın dostum! sobe!
I love Scandinavian people? ucan adam disko? zalim boy yes nolcek? yoksa sen misin zumzuk abla wickedwitch?
itiraf edin vallahi gülmeyeceğim.
karmanoik çormanik bir klasör yapayım; kıvırcığım alim de arada kaynak olur gider diye mi düşündün?
yanıldın dostum! sobe!
I love Scandinavian people? ucan adam disko? zalim boy yes nolcek? yoksa sen misin zumzuk abla wickedwitch?
itiraf edin vallahi gülmeyeceğim.
19 Eylül 2010 Pazar
bir fotoğraf karesinde yancı olabilme başarısı...bölüm no:2
daha önceleri bir bölüm hazırlayıp incelemiştik yancıları.bitecek yerde mantar gibi çoğalan bu tipler,sınırsız kategori seçeneği ile yeniden hizmetinizde.
FOTOĞRAFIN ÖNCÜLERİNE YANCI MUAMELESİ YAPAN YANCILAR: bildiğin yüzsüzün önde gidenidir bu tipler.çizdikleri imaj ''fotoğrafın özneleri bizken,öndekiler maydonoz oldular'' dır.sağdan,soldan,arkadan sinsi sinsi öyle pozlar verirler ki ''eneee hakkaten de bu öndekiler ne meraklıymış fotoğraf çekilmeye'' dedirttirirler.güvenmeyin böylesi insanlara.her türlü çalımı atarlar,tepetaklak oluverirsiniz mazallah!
BU FOTOĞRAFIN STARI BEN OLMALIYIM YANCISI: hakkından gelebileceğiniz bir formül ne yazık ki yok bunlar için.usturuplu bir şekilde otururken makinayı gördüğü anda birden canavar kesiliveren bu tipimiz fotoğrafın en net karakteri olmayı başaracaktır her seferinde.ama bir yerde avantajınız da yok değil hani; zoomlayıp zoomlayıp orasıyla burasıyla dalga geçerseniz belki bir nebze olsun sindirebilirsiniz bu yaratığı.

PERSPEKTİF ANLAYIŞI OLMAYANLAR BENİ GRUPTAN SANABİLİR YANCISI: en masum,en temiz model.hatta en asil duyguların insanı.o bir boğazınızdaki düğüm,yutkunmanıza mani olan.ortalığı sessizliğe boğup,yüreğinizi hüzünden hüzünde koşturan.kalabalığın içindeki yalnızlığını haykıran ama kimse tarafından farkedilmeyen...
o,o ühühühhüü...
fotoğrafın çekildiği andan sonra farkederseniz onun gibilerini,alın aranıza bir tane fotoğraf da onunla çekilin.yıllar sonra farkettiğinizde daha rahat yutkunabilesiniz diye.
o,o ühühühhüü...
fotoğrafın çekildiği andan sonra farkederseniz onun gibilerini,alın aranıza bir tane fotoğraf da onunla çekilin.yıllar sonra farkettiğinizde daha rahat yutkunabilesiniz diye.
...
siz de yancı fotolarını abigibiabla@gmail.com adresine yollayın,yancı türlerini birlikte inceleyelim.insan içine çıkartmayalım azizim bunları.hepimiz kendi kapımızın önünü temizlersek bik bik vik vik ....hadi bakalım sahne sırası sizde !
Etiketler:
fotograf,
kült ablası,
ucan adam disko,
yancı,
zalim boy yes nolcek,
zumzuk abla wickedwitch
22 Haziran 2010 Salı
boru değil teknik!
yalçın çakır ve über yetenekli,teknik üstadı ekibine sevgilerimizi,saygılarımızı sunuyor ve bizim de kayıp vakamızı incelemek üzere kendilerine yolluyoruz.teknik ekibini pek yormak istemediğimizden salonda pinekleyen teknik ekibimizi devreye soktuk ve yaşlandırma tekniğini kendimizce yorumladık.
lütfen yalçın abi,kayıp müneccimimizi bul ve bize de mutlulukların en güzelini bahşet.
Etiketler:
7 fark,
beyan,
fotograf,
ucan adam disko,
yalçın çakır
14 Haziran 2010 Pazartesi
yeti kırması olmak ya da olmamak

Etiketler:
acı gerçek,
fotograf,
kült ablası,
ucan adam disko,
zalim boy yes nolcek
8 Haziran 2010 Salı
artiz ne arar la bazarda amca hakkında bilinmeyen gerçek!
malum üstteki amcayı artık tanımayan insan kalmadı.ancak bu haksız popülerliği her geçen gün beni rahatsız etmekte.zira bunu hak eden orijinali alttaki kişidir;uçan adam disko'dur.
taklitlerinden sakınınız,amcayı kınayınız !
Etiketler:
7 fark,
acı gerçek,
beyan,
fotograf,
tespit,
ucan adam disko
6 Mayıs 2010 Perşembe
bir fotoğraf karesinde yancı olabilme başarısı...bölüm no:1
yancılık...yüzyılın salgın hastalıklarından biri olma yolunda sağlam adımlarla ilerleyen bir kavram.fotoğraflarınızdaki ''yancı'' karakterlerin fotoğraflarınızı mahvettiğini düşünüp,gırtlaklarına oturmak isteseniz de aslında sizin de zaman zaman hazdan kıvranarak gerçekleştirdiğiniz bir durum.
öyle eş dosta yapıldığı kadar da masum olmayan da bir yanı var bu hadisenin.hayatınız boyunca bir daha görmeyeceğiniz,hayatı hakkında en ufak bir bilgiye sahip olmadığınız,sizin için otobüsün arkasında oturan adam,sokaktan geçen kadın,vb olan ama fotoğraflarınızda nedense bir pazar gününü birbirinize ayırmışsınız da anı ölümsüzleştiriyormuşsunuz havası veren yancılar da var ne tuhaftır ki...
yancılık psikolojisi nasıl bir psikolojidir? insanı yancı olmaya iten sebepler nelerdir? yancılığın alt türleri var mıdır? belirli bir eğitim sürecinden geçer mi bu yancılar?
işte şimdiki üzerinde çalıştığım ''yancılık dizisi'' adlı çalışmam bu sorulara cevap arayan,yancılık potansiyeli taşıyan insanları gözlerinden tanımayı ve bu sayede belki bir umut fotoğraf karenizden uzak tutabilmeyi amaçlayan bir potansiyele sahip.
hayrını görürsünüz umarım diyerekten başlıyorum incelememe:
MUHAKKAK GÖRÜNECEK BİR DELİK BULAN YANCI: yancılığın tarihi kadar eskidir neredeyse.öngörüleri fazlaca gelişmiş bir türdür.fotoğraf çekilirken nerede boşluk oluşacağını,o boşluğa nasıl hızlı bir monteleme yapacaklarını düşünmeleri sadece bir kaç saniyeyi alır.tüm o boşlukları doldurma süreçleri git gide profesyonel bir hal alır zamanla.bu türün pek engelleyebileceğiniz bir tarafı yoktur.kafaya koyduysa yapar.daha çok da eş dost içinden çıkar bu tür.
TÜRÜNÜN 98498473784939. ÖRNEĞİ OLAN ÇOCUK YANCI: sinsice arkalarda bir yerlere çöreklenen türdür.belirli yaş aralığındaki her çocuk %97 bu davranışı gösterebilir.fotoğraf karelerinde elinin gözükmesi dahi onları mutlu edebilirken,tüm vücutlarını komple dahil edebildiklerini gördüklerinde ileride büyük adam olabileceklerine inanırlar,kendileriyle pek bir gururlanırlar.fotoğraf çektirirken,sağınızı,solunuzu,önünüzü,arkanızı kontrol etmeniz ve uyarmanız bu yancıyı fotoğraf karenizden uzaklaştırmak için kafidir.fotoğrafa kendini montelemek üzere farkettiğiniz bir çocuk gördüğünüzde ''şşşş çekil'' , ''kışşt kaçıl'' gibi efektlerle kovsanız kaçabilirler ama yazık.''biz bi çektirelim,sonra senle de çektiririz'' , '' bizden sonra istersen seni de çekeriz'' gibi cümleler kurun.çocuk nihayetinde.siz büyüksünüz,nazik olun,örnek olun.
TÜRÜNÜN 98498473784939. ÖRNEĞİ OLAN ÇOCUK YANCI: sinsice arkalarda bir yerlere çöreklenen türdür.belirli yaş aralığındaki her çocuk %97 bu davranışı gösterebilir.fotoğraf karelerinde elinin gözükmesi dahi onları mutlu edebilirken,tüm vücutlarını komple dahil edebildiklerini gördüklerinde ileride büyük adam olabileceklerine inanırlar,kendileriyle pek bir gururlanırlar.fotoğraf çektirirken,sağınızı,solunuzu,önünüzü,arkanızı kontrol etmeniz ve uyarmanız bu yancıyı fotoğraf karenizden uzaklaştırmak için kafidir.fotoğrafa kendini montelemek üzere farkettiğiniz bir çocuk gördüğünüzde ''şşşş çekil'' , ''kışşt kaçıl'' gibi efektlerle kovsanız kaçabilirler ama yazık.''biz bi çektirelim,sonra senle de çektiririz'' , '' bizden sonra istersen seni de çekeriz'' gibi cümleler kurun.çocuk nihayetinde.siz büyüksünüz,nazik olun,örnek olun.
EN Bİ ÇİRKEF YANCI: yeşilçam'a gönül vermiş insanların çoğunlukla yaptığı yancılık türüdür bu da.gençlik yıllarında izleyip iç geçirip örnek aldığı,ayna karşısında duruşlarını,bakışlarını çalıştığı yeşilçam aktörlerinin bir yansımasıymışçasına montelerler kendilerini fotoğrafa.kimsenin ruhu duymaz.bir figüranın filmin jönü olmak isteyip,çok çalışmasına,kendini keşfettirmek isteyişindeki azme benzer bu türün azmi.böyle anlatınca üzüldüm bir an.hem siz küçüksünüz,büyüğünüze saygılı olun,bırakın fırlatsın dikiz aynasından 3 numaralı jön bakışını.anı olur.
bu arada bilginiz olsun,varmış bu yancılık ile ilgili bir eğitim süreci:
bu arada bilginiz olsun,varmış bu yancılık ile ilgili bir eğitim süreci:
Etiketler:
fotograf,
kült ablası,
ucan adam disko,
yancı,
zalim boy yes nolcek,
zumzuk abla wickedwitch
16 Nisan 2010 Cuma
(çiftlikte uyum)
aynı şeylere gülebiliyorsanız...
aynı sokaklarda yürüyüp,aynı banklarda oturabiliyorsanız...
bir şekilde kıyafette renk uyumunu yakalayabiliyorsanız...

ve aynı fotoğraf makinesine aynı pozu verebiliyorsanız...
TEBRİKLER! UYUMLU BİR ÇİFTSİNİZ,HELAL OLSUN...
bir de şöyle bir şey var belki alakalıdır:
ALİ BABA'NIN ÇİFTLİĞİ
Ali Baba'nın bir çiftliği var
Çiftliğinde kuzuları var
Me me diye bağırır
Çiftliğinde Ali Baba'nın
Ali Baba'nın bir çiftliği var
Çiftliğinde inekleri var
Mö mö diye bağırır
Çiftliğinde Ali Baba'nın
Ali Baba'nın bir çiftliği var
Çiftliğinde tavukları var
Gıt gıt gıdak gıt gıt gıdak diye bağırır
Çiftliğinde Ali Baba'nın
Ali Baba'nın bir çiftliği var
Çiftliğinde ördekleri var
"Vak vak vak vak" diye bağırır
Çiftliğinde Ali Baba'nın
Ali Baba'nın bir çiftliği var
Çiftliğinde eşekleri var
"Aiiiiiiiii, aiiiiiiiii" diye bağırır
Çiftliğinde Ali Baba'nın
Ali Baba'nın bir çiftliği var
Çiftliğinde horozları var
"Üüürü üüüü, üüürü üüü " diye bağırır
Çiftliğinde Ali Baba'nın
şimdi hep beraber:
meee meee cıstak cıstak mö mö mööööö dubu dup durrrrrrmmm gıt gıt gıdaaak vak vak vak dubu tıss çıss çıss aiii aiiii oi oi oi oi üüürü üüüüü yeah!
burda da uyum sağlanmıştır...
Etiketler:
arastirma,
tespit,
ucan adam disko,
uyum,
zumzuk abla wickedwitch
31 Mart 2010 Çarşamba
bir topa aşık olmak
duygularına karşılık bulamayacağını bile bile yaşarsın bunu...
asla sana yakınlık duymayacağını,senin ona dokunduğun gibi dokunmayacağını...
neler hissettiğini anlatamayacağını,anlatsan bile tepkisizliğini sürdüreceğini bile bile...
en sancılı platonik aşklardan daha sancılıdır bir topa aşık olmak!

asla sana yakınlık duymayacağını,senin ona dokunduğun gibi dokunmayacağını...
neler hissettiğini anlatamayacağını,anlatsan bile tepkisizliğini sürdüreceğini bile bile...
en sancılı platonik aşklardan daha sancılıdır bir topa aşık olmak!

Etiketler:
fotograf,
top,
ucan adam disko,
zumzuk abla wickedwitch
2 Mart 2010 Salı
sosyete metal !
gördük ve inanamadık...meğer biz mersin'in jet sosyetesindeymişiz de haberimiz yokmuş...hayır bilelim ona göre hürmet bekleyelim.yarın öbür gün bi mekanda peçeteye istek parça yazar yollarız,çalınmaz malınmaz (bkz: malınmak) ona göre dayarız burunlarına sosyetikliğimizi.eh artık bir paket peçete de bizim için yakarlar,bir adet garson ve ceketi tutuştururlar...
ama,fakat,lakin şu horned hand ( \m/ ) hadisesi sosyetikliğimize zeval verebilir diye derin düşüncelere daldım şuan...fuck!
ama,fakat,lakin şu horned hand ( \m/ ) hadisesi sosyetikliğimize zeval verebilir diye derin düşüncelere daldım şuan...fuck!
sizin için denedik ama başaramadık macera no:3
bu maceramızın konusu : insanın kendisine yakışan gözlük bulma sorunsalı sayın okur.
küçüktüm,ufacıktım,böylesi bir buruna sahip olacağımı tahmin dahi edemezdim.ergenlikten sonra evrimini tamamlayan bu burun organı benim 25.yılımda bir güneş gözlüğü sahibi olmamı sağladı.o da zorla...
ne zamanki güneş gözlüğü almaya kalkışan bir arkadaşım olsa,1 numaralı alış veriş arkadaşı olarak yanında biterdim.''kendime uygun bir güneş gözlüğü bulurum belki'' umudu ile yanında belirdiğim arkadaşlarım 10 dk içinde suratlarına cuk oturan,sanki doğduğunda birliktelermiş de kader bir şekilde yollarını ayırmış ve yıllar sonra beklenen büyük buluşma yaşanmışçasına buldukları güneş gözlüklerinin ödemelerini yaparken,ben hala ''şunu da bi deneyebilir miyim?,bu nasıl oldu?,sizin görevleriniz arasında surat tipine göre gözlük önermek yok mu?'' gibi sorular sorarak çalışanları sıkmaya devam ederdim...

yıllarca gizli gizli yüzlerce gözlük çeşidi denedim...insanlara ''ben güneş gözlüğü takmam,takanı da sevmem'' profili çizdim içim kan ağlayarak.ve evet itiraf etmeliyim ki eşlik amaçlı yanlarında bulunduğum birkaç arkadaşım gözlük satın alamadan çıktığı zamanlarda içimde bir şeyler kıpır kıpır oldu...
geçen yaz ''burama kadar geldi'' nidalarıyla gittim izmir'de bir gözlük satın aldım.yüzümde çok eğreti durduğunu biliyordum.satan elemanlar da ''amaaan hepsi sende böyle duruyor zaten abla'' deyince bir hışımla aldım çıktım.
bir zumzuk abla wickedwitch,zalım boy yes nolcek!,uçan adam disko benim gibi değildi.hangi gözlüğü taksalar ''cuk'' sesini duyuyordum,içim sıkışıyor,gözlerimin önünde şimşekler çakıyordu.sürekli gözümün önünde olan bu şahısların bana yaşattıkları duyguları varın siz
düşünün sevgili okurcanım.
çok zor zamanlar yaşadım çook...şimdi sıfatımda eğreti duran gözlüğümle belki daha zor zamanlar bekliyor beni ama kısmet mi derler,nasip mi derler,şuraya ne yazıldıysa o mu derler artık bilmiyorum...
küçüktüm,ufacıktım,böylesi bir buruna sahip olacağımı tahmin dahi edemezdim.ergenlikten sonra evrimini tamamlayan bu burun organı benim 25.yılımda bir güneş gözlüğü sahibi olmamı sağladı.o da zorla...
ne zamanki güneş gözlüğü almaya kalkışan bir arkadaşım olsa,1 numaralı alış veriş arkadaşı olarak yanında biterdim.''kendime uygun bir güneş gözlüğü bulurum belki'' umudu ile yanında belirdiğim arkadaşlarım 10 dk içinde suratlarına cuk oturan,sanki doğduğunda birliktelermiş de kader bir şekilde yollarını ayırmış ve yıllar sonra beklenen büyük buluşma yaşanmışçasına buldukları güneş gözlüklerinin ödemelerini yaparken,ben hala ''şunu da bi deneyebilir miyim?,bu nasıl oldu?,sizin görevleriniz arasında surat tipine göre gözlük önermek yok mu?'' gibi sorular sorarak çalışanları sıkmaya devam ederdim...

yıllarca gizli gizli yüzlerce gözlük çeşidi denedim...insanlara ''ben güneş gözlüğü takmam,takanı da sevmem'' profili çizdim içim kan ağlayarak.ve evet itiraf etmeliyim ki eşlik amaçlı yanlarında bulunduğum birkaç arkadaşım gözlük satın alamadan çıktığı zamanlarda içimde bir şeyler kıpır kıpır oldu...
geçen yaz ''burama kadar geldi'' nidalarıyla gittim izmir'de bir gözlük satın aldım.yüzümde çok eğreti durduğunu biliyordum.satan elemanlar da ''amaaan hepsi sende böyle duruyor zaten abla'' deyince bir hışımla aldım çıktım.
bir zumzuk abla wickedwitch,zalım boy yes nolcek!,uçan adam disko benim gibi değildi.hangi gözlüğü taksalar ''cuk'' sesini duyuyordum,içim sıkışıyor,gözlerimin önünde şimşekler çakıyordu.sürekli gözümün önünde olan bu şahısların bana yaşattıkları duyguları varın siz
düşünün sevgili okurcanım.çok zor zamanlar yaşadım çook...şimdi sıfatımda eğreti duran gözlüğümle belki daha zor zamanlar bekliyor beni ama kısmet mi derler,nasip mi derler,şuraya ne yazıldıysa o mu derler artık bilmiyorum...
13 Şubat 2010 Cumartesi
love story
sene 2002...I love Scandinavian people ve zalım boy yes nolcek! mersin ilinde ortaokula başlamışlardır.ilkokulu yeni bitiren bu şahıslar hala daha bırakamadıkları okulda beslenme yapma geleneğini devam ettirmektedirler gizli gizli.yaşıtları ''kocaman adam olduk,beslenme artık çok gayce geliyor bana'' gibi manasız bir mantık yürütürken kahramanlarımız birbirlerinden bi haber kuytuda,ıssızda beslenme yapmaktadırlar.eylül ayının ortalarına doğru zalım boy yes nolcek! evden bir adet çay kaşığı,limon tuzu,yemek sodası,kase,pudra şekeri,meyve suyu ve kapaklı kavanoz ile çıkar.ailesi bu duruma bir mana veremese de ''çocuğun bir bildiği vardır,sosyal mosyal olacaktır belki'' diye düşünerek ses çıkarmaz.
3.dersin sonunda zalım boy yes nolcek! ile I love Scandinavian people koşa koşa beslenme yaptıkları yere doğru koşarlar.aslında her ikisi de aynı sınıftadır,birbirlerine yakındır beslenme yaptıkları kuytuları da ama bir türlü o zamana kadar iletişim kurmamışlardır.
ancak kader ağlarını haroşe örmektedir,seri olaylar zincirine işarettir bu da.zalım boy yes nolcek! çıkarır getirdiği malzemeleri.6 çay kaşığı limon tuzunu 3 çay kaşığı yemek sodasıyla birlikte kaseye koyar.bunları başlar çay kaşığının arkasıyla ezmeye.ezer,ezer...sonra 2 kaşık pudra şekeri ekler karışımına.kapaklı kavanoza koyar.bir bardak meyve suyuna 1 kaşık bu tozdan ekler.hazırladığı bu köpüklü içeceği
içerken burnuna içeceğin köpüğü bulaşır.farketmemiştir bulaştırdığını.-bah hele hemşerim
diye bir ses duyar.kafasını kaldırdığında I love Scandinavian people'ın burnunu işaret ederek gülümsediğini görür.fakat I love Scandinavian people'ın da burnuna köpük bulaşmıştır.hemen zalım boy yes nolcek! de onun burnunu işaret eder ve ikisi de gülümseyerek burunlarını temizlerler.
günler,aylar,yıllar hatta 8 yıllar geçer... artık büyüyen bu çift artık bir araya gelişlerinde köpüklü içeceklerini kendileri hazırlamak yerine gidip tekel bayiinden alıyorlar.tanıştıkları zamanlardaki gibi saklambaç oynamak yerine lotr,wow falan oynuyorlar.facebookta rock riot oynayıp ''geçemez kiii geçemez kiii'' diyorlar birbirlerine.
son olarak da şunu söylemek istiyorum: o laptopları indirin kucağınızdan!!! çocuğunuz olmayacak!!!
sen ne dersin sebastian?
Etiketler:
fotograf,
hikaye,
I love Scandinavian people,
ucan adam disko,
zalim boy yes nolcek
12 Şubat 2010 Cuma
sizin için denedik ama başaramadık macera no:1
ben,zumzuk abla wickedwitch,zalım boy yes nolcek! ve uçan adam disko bir gün hiç üşenmedik ve araştırdık,teoride kalmadık ve uyguladık...nedir bu emo çılgınlığı? nidaları eşliğinde yaptığımız bu araştırma olayında nihayet şu çıkarımlara ulaşabildik...feci empatik hareketlerdi belki ama yaptık bunu!hem de her türlü karizmamızdan ödün vererek!şimdi efendim ilk etapta saç stili gözümüze çarptı.bir emo gibi görünebilmek için saçların üstteki fotolarda yaptığımız üzre beele beele ayrılması gerek.
sonra yüzdeki ifade mühim...emosun ya yüzde ''öz hakiki acıların çocuğu benim fırk!'' ifadesi olmalı.
efendim fotoğraflarda başın bir eğiklik açısı olmalı ama o konuda net rakamları tespit edemedik yazık ki...
fotolarınızı kendiniz çekerseniz,hele hele ikinci fotodaki gibi cep telefonu ile aynadan çekme ekolünü yaşatırsanız tadından yenmez bir emo olursunuz...(fotodaki telin camera hedesi yok ama maksat okuyucunun gözüne de hitap edip kalıcılığı arttırmaksa başvurulabiliyor böyle hilelere)
ve unutmadan çemçük bir ağız ve o ağızdan dökülecek çemçük kelimeler ile son rötuşlarınız da tamam demektir...
artık emo dili ve edebiyatını da bi ara çözersiniz zaten bu işe gönül verirseniz.zira biz araştırma sonrasında eski hallerimize dönmeyi yeğlediğimizden o olaya girişmedik ne yalan söyleyeyim...
ama hacım şimdi farkettim de bizim halimiz de niceymiş ha...
mr and mrs browngiller
işte hepimizin üzerinde emeği geçen çift...onlarrr ingilizce öğrenenlerin dostuuu! onlaaar denizkenarı sempatisi yaratan çılgın ikili! onlaar bize fink atma duygusunu ingilizce yaşatan çekirdek aile!onlar bir adet mr bir adet de mrs olmak üzere browngilleeer!
her ne kadar gerçek mr and mrs browngillerin bu şahıslar olduğu iddia edilse de yok hacım...bunlarda ''going to the seaside'' tipi yok!
Etiketler:
7 fark,
fotograf,
ucan adam disko,
zumzuk abla wickedwitch
11 Şubat 2010 Perşembe
ufo gören masum köylüler
yer: mersin
tarih: 7 şubat 2010
saat: 20.00
olay: yüzlerinden masumiyetleri okunacak kadar masum olan köylülerimizin evlerine yanlışlıkla giren yarasalar misali ufo girmesi...
malum ülkemiz hudutları içinde görülen ya da görüldüğü düşünülen ufolar ile ilgili bir çok haber yer aldı medyada.fakat medyada yer almayan,aile sırrı olarak gömülmeye mahkum edilmiş bu esrarengiz olayı burada paylaşmadan edemeyeceğim.göreni var görmeyeni var zira daha fazla içimde tutamayacağım bu hadiseyi...
mangalımızı yapmış,sindirim olaylarına yoğunlaşmıştık hepimiz.fakat et kokusunun odadan çıkması için açık bıraktığımız penceredeki ışık yumağı kamaştırdı gözlerimizi birden.ne olduğunu anlamamış bir halde gözlerimizi ovuşturuyorduk.uçan adam disko bey'in sesi ile irkiliverdik:
-la la la laaaaaa! ufo bu laaaaaaaaaa!
sol işaret parmağı havada,suratında şebelek bir ifade ile donakalmıştı.şaka yaptığını düşündüğümden:
-hadi be ordan! kimi yiyorsun sen karpuz?
diyerek gösterdiği yere doğru baktım.fakat o da nesi! zalım boy yes nolcek! ağzını havaya ayırmış tepesindeki o tanımlanamayan nesneyi işaret ediyor.ağzından şu kelimelerin döküldüğünü işittik:
-sbazuçkmobustro zrıldrık uk...
dili tutulmuştu.tam kulak arkası yapılan sakıncalı bilgilerden dil tutulmasını gidermek için tokat atacaktım ki şu kelimeler çıktı o tutulmak üzere olan o dilden:
-hola objeto!Vamos a aldeanos inocentes.dañarnos!que es amigable,nadie piedra que,no voy a cualquiera violación.
ufoyu unutup zalım boy yes nolcek!'in ne yaptığını anlamaya çalışıyorduk.zumzuk abla wickedwitch bir hışımla kalkıp masaya doğru koştu.mozilla firefoxunu tıklayıp zalım boy yes nolcek! 'in ne dediklerinden bir kuple yazdı arama motoruna...ispanyolca...ispanyolca konuşuyordu.zumzuk abla wickedwitch :
-ben de bir şey var sanmıştım.ne de olsa dünya dili,içinden gelmiş konuşmuş dünya güzeli.biz şu ufo şeysini bi daşlasak,ne bileyim zumzuklasak falan...
deyince tekrardan ufo hadisesine yoğunlaştık.her birey tanımsız nesneye fırlatacak bir tanımlı nesne ararken odanın içinde
-alaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaahhhhhhhhhhhhhhh
diye bağırarak zıplayan uçan adam disko'yu gördük birden.bu tuttuğu gibi ufoyu tepesine bi geçirdi çotank diye.ufo düştü mü yere...bildiğin tencere kapağı yuvarlanması sesini duyduk.ufo yerde tıngır mıngır takılırken uçan adam disko bu abimizi eline alıp objektifimize gururlu galibiyetini belgelercesine poz verdi.
-fuck you mother fucker! go to hell! you are no longer defined. metal kase lan bu
tarzında demeçler verdi.
sonra biz de aldık bunu,7 göbektir sürdürdüğümüz gökcisimleri odamıza koyduk; toruna torbaya hava atarız diye.
-fin-
yazarın alakasız dipçik notçuğu: ufo'dan high flyer falan dinleyin slowly slowly...
tarih: 7 şubat 2010
saat: 20.00
olay: yüzlerinden masumiyetleri okunacak kadar masum olan köylülerimizin evlerine yanlışlıkla giren yarasalar misali ufo girmesi...
malum ülkemiz hudutları içinde görülen ya da görüldüğü düşünülen ufolar ile ilgili bir çok haber yer aldı medyada.fakat medyada yer almayan,aile sırrı olarak gömülmeye mahkum edilmiş bu esrarengiz olayı burada paylaşmadan edemeyeceğim.göreni var görmeyeni var zira daha fazla içimde tutamayacağım bu hadiseyi...mangalımızı yapmış,sindirim olaylarına yoğunlaşmıştık hepimiz.fakat et kokusunun odadan çıkması için açık bıraktığımız penceredeki ışık yumağı kamaştırdı gözlerimizi birden.ne olduğunu anlamamış bir halde gözlerimizi ovuşturuyorduk.uçan adam disko bey'in sesi ile irkiliverdik:
-la la la laaaaaa! ufo bu laaaaaaaaaa!
sol işaret parmağı havada,suratında şebelek bir ifade ile donakalmıştı.şaka yaptığını düşündüğümden:
-hadi be ordan! kimi yiyorsun sen karpuz?
diyerek gösterdiği yere doğru baktım.fakat o da nesi! zalım boy yes nolcek! ağzını havaya ayırmış tepesindeki o tanımlanamayan nesneyi işaret ediyor.ağzından şu kelimelerin döküldüğünü işittik:
-sbazuçkmobustro zrıldrık uk...
dili tutulmuştu.tam kulak arkası yapılan sakıncalı bilgilerden dil tutulmasını gidermek için tokat atacaktım ki şu kelimeler çıktı o tutulmak üzere olan o dilden:
-hola objeto!Vamos a aldeanos inocentes.dañarnos!que es amigable,nadie piedra que,no voy a cualquiera violación.
ufoyu unutup zalım boy yes nolcek!'in ne yaptığını anlamaya çalışıyorduk.zumzuk abla wickedwitch bir hışımla kalkıp masaya doğru koştu.mozilla firefoxunu tıklayıp zalım boy yes nolcek! 'in ne dediklerinden bir kuple yazdı arama motoruna...ispanyolca...ispanyolca konuşuyordu.zumzuk abla wickedwitch :
-ben de bir şey var sanmıştım.ne de olsa dünya dili,içinden gelmiş konuşmuş dünya güzeli.biz şu ufo şeysini bi daşlasak,ne bileyim zumzuklasak falan...
deyince tekrardan ufo hadisesine yoğunlaştık.her birey tanımsız nesneye fırlatacak bir tanımlı nesne ararken odanın içinde
-alaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaahhhhhhhhhhhhhhh
diye bağırarak zıplayan uçan adam disko'yu gördük birden.bu tuttuğu gibi ufoyu tepesine bi geçirdi çotank diye.ufo düştü mü yere...bildiğin tencere kapağı yuvarlanması sesini duyduk.ufo yerde tıngır mıngır takılırken uçan adam disko bu abimizi eline alıp objektifimize gururlu galibiyetini belgelercesine poz verdi.
-fuck you mother fucker! go to hell! you are no longer defined. metal kase lan bu
tarzında demeçler verdi.
sonra biz de aldık bunu,7 göbektir sürdürdüğümüz gökcisimleri odamıza koyduk; toruna torbaya hava atarız diye.
-fin-
yazarın alakasız dipçik notçuğu: ufo'dan high flyer falan dinleyin slowly slowly...
Etiketler:
fotograf,
hikaye,
kült ablası,
ucan adam disko,
zalim boy yes nolcek,
zumzuk abla wickedwitch
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













