bos beles isler

x + y = düttt

bilgi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilgi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Kasım 2010 Pazar

hassasın oldum senin!

ismini bilmiyorum.ortalama selamilik bir tipe sahip.mahallemizin terimler sözlüğü olma yolunda sağlam adımlar atan insan.kaş,göz,bıyık kombinasyonu sağlam,süpersonik çantacı...

çanta çeşitlerini gösterirken çeşidin fazlalığına dikkat çekmek için popodan terim uydurmak konusunda üstad bir kişilik o!

''bak burda kare,dikdörtgen gibi olanlar var,şurda yuvarlak,ovallak olanlar var,şurda ovallaklar var,burda ...''

ovallak 1,ovallak 2,ovallak 3.......ovallak 128.çıkırt...
eve girer girmez açtım bilgisayarı.büyük bir dikkatle çalışmaya başladım.her türlü matematik formülünü kullanarak ''ovallak''ı buldum.meğer ne alim,ne ordinaryus bir zatmış kendisi.yarın ilk iş gidip türk liralarına fotosunun basılması için yalvaracağım.

12 Haziran 2010 Cumartesi

bu bir teşekkür yazısıdır ve ciddiyet içerir

uzun uzadıya I ♥ 90's diye yazmayacağım.evet yeri ayrı,apayrı,tatlı mı tatlı ama özellikle değinmek istediğim bir nokta var:
2006'dan bu yana öğretmenlik mesleğinin içerisindeyim.gün be gün deneyim kazanıyor,çocuklarla birlikte kendimi de yetiştiriyorum.donanımlı bir öğretmen olmanız oldukça önemli.mesleğe ilk başladığınız anda 1.sınıf öğrencisi gibi hissediyorsunuz.zamanla büyüyor,gelişiyorsunuz.

ben ve benim kuşağımdakiler sanırım göreve başlarken bir nebze de olsa daha şanslıydık; çünkü biz, şifreli CİNE5 playboy kuşağını gözleri kısarak izleme ekolünden geliyorduk.çünkü biz görünmeyenin ardındakileri görme yetisine sahiptik.karşımızdaki öğrencinin yalan söylediğini düşündüğümüz anda gözlerimizi kısarak ona bakmamız,şifresi kırılan öğrencinin öğretmenin gözlerinden korkması,öğretmeninin gözlerini kısmaya başladığı anda çocuğun bülbül gibi şakıması,gerçeği,yalnızca gerçeği söylemesi bu yüzdendir.




işte bu yüzden teşekkürler CİNE5.bizim böyle donanımlı bireyler olmamıza katkı sağladığın için.

14 Mayıs 2010 Cuma

bir rock n roll anavatanı olarak mardin

iş dönüşü yemek yeme esnasında açık olan star haber'de izlediğim haber ''rohahahaha'' temalı bir kahkaha attırdı bana sevgili okur.
haber içeriği şu:
mardin midyat'ta michael jackson'ın ölüm yıl dönümü vesilesi ile mevlit okunacakmış.ayrıntılar,ayrıntılar...
sonra elemanın teki konuşuyor:
michael jackson biliyorsunuz ki elvis presley'in kızı lisa marie ile evliydi.elvis presley'in büyük dedeleri 19.yy'da mardin'in savur ilçesinin kıllıs köyü mıhellemileri'ndendi.o yüzden michael jackson damadımız da sayılıyor bir yandan,bıdı bıdı...

neeeeeeeeeeey?!? diyebilirsiniz.ben de dedim,izlediklerimin bir iş yorgunluğu halüsüinasyanı,ııı eee,halüsünolanı,üüü,halisyulusu, halüsi, ee, halüsyosu, ıeae, halüslası (tansu çiller was here) olduğunu düşünüp nete bakayım dedim,gerçekmiş okurcanım!!!
al bak inanmıyorsan:

Jackson için Mardin'de mevlit

e artık şu karenin yanında bir de kral elvis eklenir gari...

7 Mayıs 2010 Cuma

sana yurdum insanını anlatayım mı dünyalı? tespit no: 2


yurdum insanın beyanat biçimlerinin tadından yiyemezsin .böyle ricalarını,duyurularını,isyanlarını vs. ilan etme biçimleri yok mu?bu özelliklerini bir keşfettin mi,esnaf tabelalarının,duyurularının takipçisi olmuş bir halde bulursun kendini.


*o esnaflar ki risk almayı severler.para kazanamayacak dahi olsalar farklı yollar göstermeyi kendilerine bir görev bellerler.
*onlar olası diyalogları sezme yeteneğine sahip kişilerdir.bunu önlemek için de en popüler yöntemi -aldıkları çıktıyı poşet dosyaya koyup dükkan camına asma- tercih ederler.




*mistik yönleri fazlaca gelişmiştir.elinden bir şey gelmediğinde allah'a havale ederler.halbuki gelse var ya...

*hangi saatler arasında çalıştıklarını kendileri de pek bir karıştırırlar.isyan eden müşteri olmasın diyerek olası çalışma/çalışmama saatlerini mümkün olduğunca ifade etmeye çalışırlar.''yok ben görmedim,vay ben bilmedim'' serzenişlerine mahal bırakmazlar.
 
*kategorizasyon efendileridir.neyin ne olduğunu çok iyi bilirler,her kesime hitap ettiklerini ifade etmede bir takım problemler yaşarlar ama.
*''türkçe yazıldığı gibi okunur,okunduğu gibi yazılır'' diyerekten ne var ne yoksa okunduğu gibi yazarlar.arada error verirler ama onlar için inanın değişen bir durum söz konusu olmaz.
 
*hem genele hem özele hitap edebilirler.toplumun her kesiminin dilinden anladığını bir şekilde belli ederler.

18 Nisan 2010 Pazar

sanata bakış açısı hesaplama tekniği

 size oldukça fayda sağlayacak bir çalışma ile karşınızdayım.

etrafınızda ''benim sanata bakış açım şöyle şöyle,böyle böyle'' diye ahkam kesen zatı-ı muhteremler mi var?
ve siz bu zat-ı muhteremlerin aslında hödük olduklarına inanıyor ve onları ulu orta delillerle rencide mi etmek istiyorsunuz? 

işte size en kesin ve en kalıcı yöntem!!! iddia ediyorum bu kadar etkilisi ile daha önce karşılaşmadınız.yüz kızarması garantili !

şimdi efendim,öncelikle malum hödük paşa'nın sanata bakarkenki bir fotoğrafını buluyorsunuz bir yerlerden. yoksa tuzaklar kurun,pusuya yatın,çekin fotoğrafını.
sonra fotoğrafı masanızın üzerine koyup, yapmış olduğum çalışmada görüldüğü üzre, gözleri ile sanata baktığı yeri birleştirin. hödükzade efendi bir miktar clark kent modu alacak ama yapacak bir şey yok.neyse efendim.çizim hadisesini çalışmamdaki gibi yaptıktan sonra ilkokuldan kalma açıölçerinizi elinize alıp,muhteşem ilkokul öğretmeninizin size öğrettiği gibi ölçüyorsunuz açıyı.

ve işte sonuç...artık elinizde delillerle konuşabilirsiniz.hem son trend de bu,hadi yine iyisiniz...


15 Nisan 2010 Perşembe

sana yurdum insanını anlatayım mı dünyalı? tespit no:1

yurdum insanı fena halde tv.'de gördüğü herhangi bir şeye 3 sn. içerisinde sempati duyabilen,5 sn içerisinde benimseyebilen,10 sn içerisinde de bu sempatik bulduğu şeyi kendi hayatına bir davranış olarak sokma kararı verebilen bir formdadır.
   selocan 7'den selocan 70'e

yaşı,cinsiyeti,kökeni,fiziksel özellikleri vb. ne olursa olsun 7'den 70'e toplu sempati geliştirebilme ve bunu hayatlarına yansıtabilme özelliğine sahip yurdum insanı, uzuuun yıllardır ''örgütlenme'' kelimesini duyduklarında gözlerini büyütseler de,bu toplu organize oluş ile bir örgütlenme biçimi sergilemiş olurlar. 

bir kitle imha silahı olan televizyonun, bu kitlesel hareketteki payı elbette ki en büsbüyüktür.
bakın bunu bilgiyi işleme kuramı ile ele alalım:

unutmayın ki sempatiklik insanın üzerine yakışanı giymesidir.....

11 Nisan 2010 Pazar

fotoğraf ve resim arasındaki 7 fark


  1. yazılışları ve okunuşları farklıdır.
  2. FOTOĞRAF çekilir,RESİM çizilir.
  3. FOTOĞRAF kendisine yıllar boyu RESİM diyenlere kırılmıştır,RESİMe asla FOTOĞRAF denmemiş,muamelesi dahi söz konusu olmamıştır.
  4. FOTOĞRAF görüneni yansıtmakla,RESİM soyuta da kaçmakla görevlidir.
  5. ikisinin de alet edavatı,yöntemi,tekniği,sanatçısı farklıdır.
  6. FOTOĞRAF için çözünürlük kavramı devreye girebilir ancak RESİMin çözünürlüğü diye bir durum söz konusu değildir.
  7. penguen'den alıntı yaparak bitiriyorum:
bence FOTOĞRAF insanın kendine yakışanı giymesidir. böyle FOTOĞRAF çekileceğin zaman saçını başını yaparsın pozlar verirsin, kıyafetlerin felan on numaradır. hem facebooka koyarsın cilalı fotolarını insanlarla tanıştırırsın.

bence RESİM insanın kendine yakışanı giymesidir. böyle sanat için soyunmak felan bunlar güzel şeyler vücudunun her bir yeri güzel; göstermek gerekir. oha ne kadar büyükmüş dedirtmek güzel şeydir. insana öz güven verir.



                                                                                                                


hepimizin aklı karışık vesselam.

٩(•̮̮̃•̃)۶ ٩(-̮̮̃-̃)۶ ٩(●̮̮̃•̃)۶ ٩(͡๏̯͡๏)۶ yeni başlayanlar için göbek atma

  • düğün dernek faaliyetlerine katılmak senin için bir işkence mi
  • eş,dost,akrabaların pistte paldır küldür kurt dökme eylemlerine tanık olup ''yahu nasıl beceriyor bunlar?'' diye her birinin yaptığı figürleri mercek altına aldın mı oturduğun yerden?
  • ''yarın öbür gün aile fertlerinden biri evlenir,ohaa peki ya ben evlenirsem?'' kaygısını yaşayıp şeytanın bacaklarını kırmaya göz diktin mi?
  • ev boşaldığında ayna karşısında deli deli oynadın mı doğru söyle?
  • sırf oynayamadığını bildiğinden sağda solda ''düğün dernek hadiseleri çok saçma,ne o öyle hoppidi hoppidi,hiç haz etmem,benimki şöyle olacak,böyle olacak'' diye ahkam kestin mi?
  • tecrübelerin sonucu düğünlerde seni oynamak için kaldırmaya gelebilecek kişileri gözünden tanıyabilme ve eyleme geçtiklerinde anında depar atıp tuvalete kaçabilme meziyetine sahip misin sen de?
  • düğün kayıtlarında masada oturup çerez tıkınınan kişilerin arasında mısın hep?

  • çocuğunu yeni yeni yürümeyi öğrenirken motive eden ebeveynler gibi etrafında ''ya nesi var işte iki sağa,bir sola atacaksın kalçanı,eller öyle değil bak böyle,buralarını da beele beeele sallayacaksın,oh oh,vallahi stres attırıyor bak'' diye motive etmeye çalışan azimli arkadaşların senden tamamen ümidi kesti mi?
o halde okurcan şimdi söyleyeceklerimi iyi belle:
bu hadisede 5 yıl sınırı önemli.5 yıldır deniyor deniyor başaramıyorsan,6. yılından gün almışsan daha da deneme,vaktini boşa harcama.zira bir kez geliyoruz şu dünyaya 982832847427832 saatini göbek atabilmek uğruna harcamak pek akıl karı değil şu vakitten sonra.


ha eğer hala 5 yıl dolmamışsa göbek atma geçmişinde o vakit ısrarla denemeye devam et...kim bilir sonunda düğünlerde tüm gözleri üzerinde toplayabilecek,hadi en kötü, kalktığın zaman bir iki figür sergileyip dikkat çekmeden arada kaybolabilecek bir levela atlayabilirsin.biz de arkandan su döküp ''yolun açık olsun kardiş'' diye mendil sallayıp uğurlarız seni o vakit...

bana artık lazım değil diyerekten yolun başında,ortasında olan arkadaşlara lazım olur düşüncesiyle,dayanışma baabında hani, şu parçayı tozlu arşivden tozunu alarak armağan ediyorum:



ve sen başarısız okurcan,senin yolun belli:
  • yine oynak bir müzik açıp evindeki boy aynasının karşısında göbek atıp,gözlemlediğin figürleri kıvrılıp,bükülemeyen vücudunla sergilemeye çalışacaksın...
  • her zaman olduğu gibi düğünlere ve oynak mekanlarda yapılan aktivitelere katılmamak için türlü bahaneler bulup evinde sinema seyredeceksin...
  • annenin kolundan çekiştirmek suretiyle götürdüğü düğün salonunda yapılan ''lütfen çocuklarınızı pistten çekin'' anonslarının hiç birinin senin rahat göbek atman için yapılmadığını düşüneceksin...
  • ayıp olmasın diye katılmak zorunda olduğun düğün aktivitesinde şıngır mıngır oynarken,oturduğun köşede seni farkeden arkadaşının göbek ata ata,gerdan kıra kıra pistten sana doğru yaklaştığını farkettiğinde masanın altına saklanacaksın yahut leş gibi tuvaletlere koşup ''lütfen bitsin bu işkence tanrım'' diye dua edeceksin...
ama şu var başarısız okur; onlar orada göbek atarken sen onlardan 1 sinema daha fazla seyretmiş,birkaç sayfa daha fazla kitap okumuş,oturduğun yerde belki onların henüz farkedemediği yeni bir şeyi farketmiş,keşfetmiş olacaksın...
benim kümtür yumağı okurum,kendini sev e mi? çok üzüyorsa bu durum seni,temmuz-ağustos gibi düğün sezonu patlama yapıyor,kaçı kaçıver o vakit şehirden.tamam mı? hem bak senden de beterleri var; göbek atma olayını göbeğinden anlayanlar vs.
haydi yolun açık olsun senin de... 



5 Nisan 2010 Pazartesi

biraz da bilgilenelim

ve tabii ki hatırlamacasına;