bos beles isler

x + y = düttt

ortmen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ortmen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2011 Pazartesi

ne iş?

bulmaca,çocukların sözcük dağarcıklarını geliştirmek adına sıkça kullandığımız tekniklerden.hazırlamaktan da haz duyarım,uygulatmaktan da...çocuklar için de müthiş bir zevk!

görseller de önemlidir bulmacalarda.ben mesela görselini hazırlayamadığım bulmacaları uygulatırken bulmacada her tamamladıkları kelimenin resmini de kağıttaki boşluklara çizmelerini isterim çocuklardan.mevzu ben ve uygulama biçimim değil ama bi ön bilgi vermek adına (bulmacanın çocuklardaki yeri ve önemi) yazdım bunları.

evet...bugün h.k isimli bir arkadaşı incelemek istiyorum.kendisini birkaç dakika önce süper kişilikli arkadaşım vasıtası ile tanıdım.o da materyallerin paylaşıldığı bir siteden aşağıda hazırlamış olduğu materyali indirmesi sayesinde...


şu koyun olayı bizi uzunca bir süre dumur-dumur arasında ücretsiz götürdü getirdi.bu seksi koyun ilköğretim 2. sınıf seviyesi için hazırlanmış bu bulmacada neden salınıyordu? üstelik diğer görsellerde hiç bir hinlik yokken!
h.k. isimli öğretmenin iyi niyetli bir insan olduğunu düşünmek istiyorum.hazırlarken çok sıkılmış,kendi kendine eğlenmiş olduğunu umuyorum.

ama h.k. iyi niyetli de olsan bu bir çok kadının olamadığı kadar seksi bir koyun adamım! kırmızı ayakkabılar,kırmızı ruj,file çoraplar,jartiyer olayı falan...sarışın sevdiğini de anladık.fakat üstadım bunu bu bulmacada kullanman bizleri bir miktar kıllandırdı ne yalan söyleyeyim.olmamış! at şeyine konan kelebek misali durmuş onca görselin içinde.

işte böyleee.ha bir de ''mutluluğun resmi''ni çizdim ben a dostlar.paylaşmadan edemeyeceğim.abidin dino rahat uyu...omuzlarındaki yükü geç de olsa kaldırıyorum.

I    sıcak su torbası

10 Ekim 2010 Pazar

öğretmenleri inceleyelim-1





A.G. milli eğitim bakanlığınca hatay'ın belen ilçesine sözleşmeli öğretmen olarak atanmıştır.kıl payı kadroyu kaçıran A. bu durumu kendisine fazlaca sıkıntı yapmış,milli eğitim bakanlığına gönül koymuştur.
isyanını laf söz olur diye çalıştığı köyün hiçbir dağına taşına yazamayıp,içinde derin mi derin fırtınalarla cebelleşmiştir.köye yerleşip,boş vakitlerinde lojman ve okul arasındaki taşları saymış,soba yakma konusunda master yapmış ve bol bol sisteme saydırmıştır.
kafasında sürekli CTRL+ALT+DEL yapıp görevi sonlandır,geçiş yap,yeni görev seçenekleri arasında gidip gelmiştir.fakat elinden daha da fazla bir şey gelmemiştir.taa ki ara atamalara değin...

urfa'ya kadrolu öğretmen olarak atanan A. tey tey diyerek ve elindeki mendili sallayaraktan köyü terk etmiş; urfa sınırını geçer geçmez çiçek taklidi yapan pamuk tarlasında ''dünyanın bütün çiçekleri'' adlı öğretmen şiirine klip çekercesine poz verip kendisine ''hoşgeldin'' dedirtmiştir.
bakın ne kadar mutlu bir A.G.
kendisine kadrolu yaşamında mutluluklar diliyoruz.ve tabii ki teşekkür ediyoruz katkılarından dolayı da.

12 Haziran 2010 Cumartesi

bu bir teşekkür yazısıdır ve ciddiyet içerir

uzun uzadıya I ♥ 90's diye yazmayacağım.evet yeri ayrı,apayrı,tatlı mı tatlı ama özellikle değinmek istediğim bir nokta var:
2006'dan bu yana öğretmenlik mesleğinin içerisindeyim.gün be gün deneyim kazanıyor,çocuklarla birlikte kendimi de yetiştiriyorum.donanımlı bir öğretmen olmanız oldukça önemli.mesleğe ilk başladığınız anda 1.sınıf öğrencisi gibi hissediyorsunuz.zamanla büyüyor,gelişiyorsunuz.

ben ve benim kuşağımdakiler sanırım göreve başlarken bir nebze de olsa daha şanslıydık; çünkü biz, şifreli CİNE5 playboy kuşağını gözleri kısarak izleme ekolünden geliyorduk.çünkü biz görünmeyenin ardındakileri görme yetisine sahiptik.karşımızdaki öğrencinin yalan söylediğini düşündüğümüz anda gözlerimizi kısarak ona bakmamız,şifresi kırılan öğrencinin öğretmenin gözlerinden korkması,öğretmeninin gözlerini kısmaya başladığı anda çocuğun bülbül gibi şakıması,gerçeği,yalnızca gerçeği söylemesi bu yüzdendir.




işte bu yüzden teşekkürler CİNE5.bizim böyle donanımlı bireyler olmamıza katkı sağladığın için.

22 Mart 2010 Pazartesi

ben bir eşeğim!

2006...mersin-tarsus'ta bir köy okulunda çalışıyordum.çocuklar o zamana değin hiç ''çocuk tiyatrosu'' izleme fırsatı bulamamışlar.bir şekilde katekulliye getirip bir oyun ayarladık.3 kişilik bir nasreddin hoca oyunu...minik kadrolu ekip geldiğinde söylenilenin aksine daha da mini mini bir haldeydiler.3 kişi olmaları gerekirken 2 kişi gelmişlerdi,karakaçan'ı canlandıran bayan oyuncu hastalığı sebebi ile katılamamıştı...

ne yapılabilir ne edilebilir diye düşünülürken nasreddin hoca'yı oynayan oyuncunun gözlerini yüzümde hissettim,sonrası zaten ''yok ben değil duygu olsun,benim karakaçan kostümü fobim var...'' allem kullem etmeler sonrası ''eğitim için gözlerimi kaparım vazifemi yaparım o zaman'' deyip giyiverdim kostümü üzerime.

ne yalan söyleyeyim pek bir keyifliydi.ekiplerine katılıp katılamayacağımı bile sordular.kpss belasını anlatarak pek mümkün görünmediğini dile getirdim.güzel bir deneyim oldu evet,üniversitede aldığım tiyatro ve drama derslerinin faydasını gördüm evet amaaaa şu final sahnesinde gülşen kişisinin ''ya tutarsa'' adlı parçasına eşlik hadisesi olmasaydı...ah o olmasaydı...

11 Mart 2010 Perşembe

çocuk gözüyle kült ablası

geçen günlerden birinde öğrencilerimden biri kıkırdayarak şu resmi tutuşturdu elime:
oysa ben onların portakala pırtıkal demelerini düzeltmek için 8 saatimi harcamıştım.çizdiğin resimde azıcık gerçeği yansıtma be çocuğum.milletin öğrencisi gibi azıcık prenses kız kostümüyle çiz,saçı başı toplu,taçlı,boncuklu çiz,elime sihirli bir değnek tutuşturup çiz,ne bileyim peri kanadı manadı çiz...

nankör zıpalar!